E kitap
Sitemizde yer alan bazı kitapların, orijinal metinlerini e kitap olarak indirebilirsiniz...İste birkaç örnek:
Zaman Makinesi
Frankenstein
Siyah Süt
KitapAdı

Doğan Kitap
Kitabın kapağında “otobiyografik roman” notunu gördüğümde yazarların kendi hayatlarının tamamını veya bir kesitini roman tarzında anlatmalarını gözlemleyeceğim, kendi okumalarım açısından, ilk eser olacağını düşündüm. Kişisel bir bilgi olarak da söyleyebilirim ki, şimdi kısa açıklamalar sunacağım kitap, aile bireylerimden biri tarafından zorla elime tutuşturulmuştur. Yazar romanlaştırarak anlattığı hayatında, önemli ve zor bir dönemi aslında okurlarına da yardımcı olmak amacıyla kaleme almış. Bu yüzdendir ki benzer deneyimleri yaşayan kadın ve erkeklerin eseri birbirlerine tavsiye ettiklerine şahit oldum. Ben de hakkında birkaç not düşeceğim romanı, açıkladığım “okur el değiştirme silsilesi”ne benzer bir şekilde edinmiş oldum.
Yazar önsözde “Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı.” diyor. Çünkü bu kitap kadınların asla hatırlamak istemedikleri, hayatlarının buhranlı ama en sonunda gelip geçecek bir dönemleriyle ilgili. “Postpartum Depresyon”, yani istatistiklere göre dünyada her on kadından birinin başına gelebilecek olan doğum sonrası depresyon… Kitabın konusuna bakarak sadece kadınsal bir durumun anlatıldığı ve erkekleri hiç ilgilendirmediği fikri yanlış olur. Aslında kitap ilgilisine hitap etse de, her birimizin bir doğum olayı sonrası dünyaya geldiği düşünüldüğünde annelerimizi daha iyi anlamanın veya eşlerin, sevgilerin dünyaya yeni bir insan getirdiklerinde nelerle karşılaşılabileceğini ifade etmesi açısından faydalı bir çalışma.
Belirttiğim gibi, kitap anneliği merak edenlere veya ilgilisine hitap eden ve biraz da öğretici yanı olan bir eser. Anneliğin karanlıkta kalan yüzü hakkında bir şeyler söylemeye çalışıyor. Yazar kendi hikâyesini “parmak kadınlar” ve “içimden sesler korosu” diye adlandırdığı kişiliğinin birçok farklı yüzünü temsil eden kahramanlar yaratarak anlatıyor. Analığın kadının temel vazifesi olduğunu savunan geleneksel yaklaşım ve “çocuk da yaparım kariyer de” şeklinde ortaya atılan süperdişi yaklaşımı arasında bocalayan kadın kimliğinin, yazar da olsa, kimsenin yakasını kolay kolay bırakmayan çelişkilerini inceliyor. Bu konular anlatılırken, sık sık hayal dünyasıyla zenginleştirilmiş hikâyeler kurgulanmış. Hikâyeler kaynağını yazarın gençlik yıllarından, anılarındaki gerçek olaylardan alıyor. Anlatım boyunca, her biri “parmak kadınlarca” temsil edilen, kişiliğindeki farklı yönleri olan entelektüel, rasyonalist, anaç, savaşçı, dişi, hırslı, dini inanışa bağlı kimliklerin birbiriyle çatışmasını takip edebiliyorsunuz. Bu çatışmalarla hayatı akışında yaşıyorken birden doğum olayıyla iç seslerin susuşunun ve yaratıcılığın bitişinin, hiç tanıdık olmayan ve her şeyin önüne geçen bambaşka sorumluluklarla ayakta kalmaya çalışmanın nasıl bir şey olduğunu ifade ediyor.
Kitabın geneline annelik ile yazarlık ve edebiyatın uyuşup uyuşamayacağı sorusu hâkim. Romanda çok yoğun şekilde feminist olan veya olmayan kadın yazarların hayat hikâyelerini bulabilirsiniz. Halide Edip Adıvar, Simone de Beauvoir’dan Ayn Rand’a birçok kadın yazarın yaşamlarını, aile hayatlarını, çocukları ve çocuk sahibi olmakla ilgili çoğu sorunlu hikâyelerini, görüşlerini ve hatta edebiyat dünyasında bir dönem tartışılmış dedikodularını da okuyabilirsiniz. Her birinin annelikle olan ilişkisinden bahsediliyor bu kısımlarda.
Kitabın sonunda ise yazar kendi fikirleri dâhil birçok farklı örnek ve düşünceyi sıraladıktan sonra her kadının kendince seçtiği yolun doğru olduğunu savunuyor. Kendini yaptığı işe tam verebilmek için çocuk sahibi olmamanın da, olmanın da kabul görür yaklaşımlar olduğunu belirtiyor. “Lord Poton” ismini verdiği doğum sonrası depresyonu dâhil “içinden sesler korosu”nun her bireyiyle barışıyor. “Ağız birliği etmeseler de niyet birliği eden”, kimliğini oluşturan bütün unsurlarının var olabilmek için birbirlerine muhtaç olduklarını belirtiyor. “Kadın farklılıklarıyla vardır ama yüzyıllardır yaptığı gibi yeni bir insan vücuda getirmenin sorumluluklarıyla da başa çıkacaktır” şeklinde tabir edilebilecek bir iç uzlaşıya varıyor.
Otobiyografik, didaktik ama gene de romanımsı bir çalışma. Kitabı anne olmayı düşünen veya çocuk doğurmaktan farklı istekleri olan, daha yapacak başkaca önemli işleri olduğunu düşünen, yaratmaya adanmış kadınlara; bu şekilde adlandırdığım ve benzeri özellikleri olan bin türlü kadınla yaşayan erkeklere önerebilirim. Ben, benzer kasvetli dönemleri yaşamış biri olarak bu kitabı unutmak için okudum. Yazarın başta söylediği gibi, kitabın son sayfasını çevirdiğimde okuduklarımı unuttum.
Yazar
Yazar Adı: Elif Şafak
Son Güncelleme (Pazartesi, 22 Mart 2010 16:05)
Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.Copyright © 2009 ---.
All Rights Reserved.






























