Ara
Unutma!
Dali Sergisi Devam
23 Mart - 20 Mayıs!!!
TIKLA
Film festivalinin ardindan Gidin...Seyredin..Dusunun...!
Anket
Twitter'da Takip Et
Follow @KitapKokusuNET| Zübük Kağnı Gölgesindeki İt |
|
|
|
| Z |
| Aziz Nesin tarafından yazıldı. |
| Pazar, 12 Şubat 2012 18:58 |
|
Kitap
Yazar: Aziz Nesin Yayınevi: Nesin Vakfı İlahi Türkiye Komedyası okumak istiyorsanız size Zübükzade İbrahim Bey ve yakın çevresinin hikayesini öneririz hemde şiddetle... Açın, okuyun ve görün; elli sene önce yazılmış bir kitap nasıl sanki dün yazılmış gibi bir hissiyat veriyor. Açın okuyun ve şaşırın; hayatımızda bunca zübük varken nasıl bir trajedinin figüranlarıyız. Açın, okuyun ve biraz kendinize gelin; aynı şeyleri kuşaklardır yaşamaktan sıkılmadınız mı? Zübük ve zübüklük kavramları, bu kavramların nasıl ortaya çıktığı, toplumun bu duruma nasıl tepki gösterdiğini konu edinir Aziz Nesin. Bu eseri ile Türkçemize yeni bir kavram kazandırmayı başarmıştır. Zübük: Yalancı, dolandırıcı, hileci, açıkgöz bir tipi temsil etmektedir. Romanda, kahraman Zübükzade ibrahim Bey ile çevresi birlikte ele alınır. Kahraman çevre bütünleşmesinin çok yoğun olduğu eserde her iki kesim, yazarın bakış açısı ile eleştirilir. “Aziz Nesin, Zübük’te bir insan zaafını, ona ortam hazırlayan çevre faktörüyle iç içe işliyor.” Eser sadece konusu, tespitleri ve keskin mizahi tutumuyla başarıyı yakalamaz. Aynı zamanda tek katmanda çoklu anlatıcı kullanılarak farklı bir kurgu ile yazılmıştır. Her bir anlatıcı kitabın yirmi üç bölümü paylaşmış ve sırasıyla başlarından geçen hikayeyi yeni gelen Almanca öğretmenine anlatmaktadır. Zübükzade İbrahim Bey, çok tanıdık gelecektir. Bunun için Türk Siyasi Tarihinin önemli politikacılarına ya da yaşağınız şehrin belediye başkanlarına ya da oturduğunuz semtin “ileri gelenlerine” bir baksanız onlarca zübük görür; hatta bir ara “yoksa bende bir zübük müyüm?” diye sorarken yakalarsınız kendinizi. Bir zübüğün kişisel çıkarları uğruna yapamayacağı sey yoktur. Hemde hiçbirşey... Zübük romanının diğer eserlerden farkı, en önemli özelliği, çoklu anlatıcı ve bakış açılarının etkin olarak kullanılmasıdır. Aynı zamanda romanın kahramanı olan anlatıcların devreye girdiği ve üçüncü tekil şahıs formatında aktardıkları bölümlerde okur anlatıcı hakkında da fikir edinir. Anlatıcının kültürünü, yaşını, bilgisini ve olaylara bakış açısını bir anlatıcıya ihtiyaç duymadan çözümler. Bölümler tek bir kişinin bakış açısından aktarılır. Ancak Aziz Nesin, her bölümde farklı bir anlatıcı kullanarak kahraman anlatıcının getirdiği tek boyutlu bakış açısını kırmış, bakış açısının çok boyutlu olmasını sağlamıştır. Kerem Çalışkan – Vatan Gazetesi – Kitap Eki “Zübük”ü tam 50 yıl önce yazdı Aziz Nesin. Büyük Usta’nın ölümsüz eserlerinden birisidir (1961). Türkiye insanını anlatır. Kasaba yaşamından, belediye başkanlığından, politikadan, Ankara’ya mebusluğa uzanan yolda herkesi kandırarak, bir şekilde herkesi vaatler ve umutlarla aldatarak iktidarı ve her şeyi ele geçiren bir “insan tipi”ni anlatır. “Kağnı gölgesindeki it” diye tanımlar onu Aziz Nesin. Zübük herkesi kandırmakta, insanları çıkarları noktasından bağlamakta ustadır. Kendisini Zeybekzade diye tanıtan bir çingenenin oğludur. Adına zeybek süsü verip kasabaya yerleşen babası, hamamda bıyıklarıyla yakalanıp dayak yediği için “Zübük” lakabı takılmıştır. Ama Zübükzade İbrahim bu lakaplara aldırmaz. Particilik işlerine girer, raslantılar yardımı ile yükselir. Kasabadaki herkesi bir bahane ile bağlar. Kimine iş bulur, kimine tayin sözü verir, kiminin kızını evlendirmeyi vaat eder. Sonunda onu önce belediye başkanı, sonra vekil seçip Ankara’ya yollarlar. Aziz Nesin’in ölümsüz tiplerinden “Muhalif Kadir Efendi” de Zübük romanının ana karakterlerindendir. Hani şu partisi iktidara geçince istifa edip muhalefete geçen Kadir Efendi. Kızlarıyla evlenme vaadi yaparak, üçüyle de gönül eğleyen Zübük’ün evlenmesi hatırına bir süre iktidar partisine kayıt yaptırıp rezil olan Muhalif Kadir Efendi. “Zübük” 50 yıl sonra bugün yeniden okunması gereken kitapların başında gelir. Toplumsal konuları merak edenler ve siyasetin herkesi sarsan fırtınalarıyla boğuşmak zorunda kalanlar, “Zübük”ü okumadan Türkiye toplumunu anlayamazlar. Evet, bu kadar kesin. 50 yıl önce o kasabada “İlkokul mu yapalım, cami mi yapalım?” kavgasında cami yapmayı savunan Zübük’ün nasıl kazandığını anlamadan, bugün dindar ve muhafazakar bir partinin nasıl bu kadar oy aldığını da anlayamazsınız. “Zübük”ü gençlik yıllarımda okumuştum. İçimde müphem ve sisli bir iz bırakmıştı. Çıkarlar üzerine kurulu ilişki sisteminin ağırlığı üzerine bir izlenim kalmıştı kafamda. Ama “Zübük”ün nasıl bir şaheser olduğunu anlamak için belki de yarım asır geçmesi gerekti. “Zübük”ü bugün tekrar tekrar okuyun. Kendinizi bulacaksınız. Romanın sonunda kendi tayin umudunu “Zübük”e bağlayan, ona para kaptıran ve kazık yiyen Almanca öğretmeni, bir dostuna şu satırları yazar: “Şimdi çok iyi anladım ki, Zübük bir tane değil. Biz hepimiz zübüğüz. Hepimizin içinde zübüklük olmasa, bizler de birer zübük olmasak, aramızdan böyle zübükler büyüyemezdi. Oysa zübüklük bizde, içimizde. Onları biz kendi zübüklüğümüzden yaratıyoruz. Sonra kendi zübüklüklerimizin bir tek Zübük’te birleştiğini görünce ona kızıyoruz. Ama gerçekten zübüklerden, kendi zübüklüğümüzden kurtulabilecek miyiz?” Aziz Nesin’in bu sorusuna 50 yıl sonra “Hayır Usta, maalesef Zübüklerden kurtulamadık” yanıtını rahatlıkla verebiliriz. Bunun için ben kendi adıma Aziz Nesin’den özür diliyorum. Zaten bu ara özür dilemek, helalleşmek moda. Cengiz Çandar da, 18 yıl sonra Madımak yazıları için Aziz Nesin’den özür diledi. O zaman esas olarak Aziz Nesin’i öldürmeyi ve yakmayı hedefleyen provokasyonla ilgili olarak Çandar Nesin’i suçlamıştı. Onun için “Türkiye halkının yüzde 60’ı aptaldır” sözlerinden yola çıkarak “Bunak değilse aptal” tanımı yapmıştı. Çandar şimdi 18 yıl sonra, 37 aydının yanarak öldüğü Madımak olayında İslamcıları kolladığı ve Aziz Nesin’i böylesine suçladığı için özür diliyor. Bu da güzel. Yazının ruhunun yanlış olduğunu 18 yıl sonra da olsa itiraf etmek yine de cesaret ister. Medya zaten nabza göre şerbet veren zübüklerle dolu. Evet, 50 yıl önce “Zübük”ü yazan Aziz Nesin gitti. Zübük’ü sinemada ölümsüzleştiren Kemal Sunal da gitti. Ama Zübükler her yerde ve her köşede. Üstelik ilginç biçimde kendilerini sürekli yeniliyorlar, iktidarlarını pekiştiriyorlar. Ne ‘Zübük’müş ama!... Ne Okusam
Rıza Altmışaltı’dan Faik Türün’e Mektup (1974) Yazının devamı için Tıklayın Ne İzlesemZübük Zübük, Aziz Nesin'in aynı adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır Ne İzlesem/TiyatroZÜBÜK – AST [Ankara Sanat Tiyatrosu] Oyun Hakkında "Zübüklük" ; Başta inanç olmak üzere, toplumdaki tüm iyi duyguları, umutları, çaresizliği, eğitimsizliği paraya, çıkara, iktidara tahvil etme, sonuna kadar sömürme sanatı... |






































