
Yazar adı : Jacques Vergès
Özgün adı : De La Stratégie Judiciaire
Çeviri : Vivet Kanetti
Kimsiniz? Neyi temsil ediyorsunuz? Nedir tarihsel olarak varlık nedeniniz? Bunlar yargıçların, savcıların ve sanıkların her davanın eşiğinde kendi kendilerine sormaları gereken sorular.
Savunma politikasında her zaman iki yöntem olmuştur: Varolan adalet mekanizmasını kabul eden uyum savunmaları (Dreyfus, Challe) ve yeni bir gerçekliği gözler önüne sermeyi hedefleyen kopuş savunmaları (Sokrates, Dimitrov). Birinciler kafalarını kurtarırken, ikinciler davalarını kazanmışlardır.
Davaların, mahkeme salonunun dört duvarı arasında kalmadığı, dünyanın gözleri ve kulakları önünde yer aldığı günümüzde, hem davasını kazanıp hem de kafasını kurtaranların sayısı artmaktadır. "Uygarlık"larının ve ellerinde tuttukları öldürme gücünün verdiği güvenle davranan tuzukurular, "adaletlerinin" geçerliğinin kalmadığını, tek söz söyleme hakkının kendilerinde olmadığını anlamalıdırlar artık.
Alıntı:
"Suçsuz bir toplum, gülsüz bir gül fidanı gibidir: tasavvuru imkânsız. Çelişki varoluşunun tam koşuludur, suç da hayatın kendisine, değişmesi için çaktığı bir sinyal: Uruffe papazınınki gibi tek bir cinayet, Kilise mensuplarının o zor bekâret sorununu, Konsillerden önce ivedilikle ortaya koymuştu; tıpkı Liège'deki ötanazi davasının tıp ilkelerinin bilim ve ticaretteki eşzamanlı gelişmelere ayak uydurmasını önermesinde olduğu gibi.
Davanın işlevi bireylerle toplumlar arasındaki çelişkileri, bizzat sanıkların rızasıyla ?en azından boyun eğişiyle? çözmektir. Toplum savunusu, ıslah, yeniden sınıflandırma, bağışlama, sınama gibi büyük lafların gerisinde toplumun hedeflediği, savurgan çocuklarını toparlamaktır; bir yargıcın işleyebileceği en ağır hata da, iyi aile evladını yasa düşmanıyla karıştırmaktır. İşte o zaman, rolüne ihanet etmiş olur ki, bu rol, sanığa, kendi kendini keşfettirerek teslim olma imkânı sağlamaktır."
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.