Ara

Yazıyooooor!


"Koku" Bulten sizleri bekliyor, ayda iki defa
TIKLA
Yaziyor! Okuyoooor... okutuyor!

Anket

Favori Distopya Romanınız?
 

Twitter'da Takip Et

Haberdar Olun!

İstanbul Hatırası PDF Yazdır e-Posta

KitapAdı

 

Ahmet Ümit?ten şüphe duymadan uzak durmaya çalıştım kitaba. Elimde Behice Boran?ın biyografisiyle oturduğum koltukta karşımdakinin kitabı bitirmesini bekledim birkaç gün. Ve akşama doğru yaklaşırken kitabı bitiren yere bırakıp uzun düşüncelere dalmıştı. Tahminimce önce katili ve sonra hayatı belki kendi katil olsa neler yapabileceğini gözden geçiriyordu. Gözleri çok uzaklardaydı. Duvarı kapatan çam ağaçlarını delerek kilometrelerce öteye gitmişti. Usulca sokuldum yanına ve kitabı aldım yerden. Okuduğum kitabı sandalyenin altına bıraktığımda ilk cinayet çoktan işlenmişti?

Polisiye romanların farklı bir yönü vardır. Ama Agahta?dan Ahmet Ümit?i ayıran ve kapağını görmeden okunduğunda artık bu Ahmet Ümit denebileceği için ( ki yazar bu özelliği çok önce kazanmıştır bana göre ) akıcı diliyle ve daha önceki romanlarında yer alan komiser Nevzat ile tekrar buluşmuş olmanın verdiği hasretin giderilmesiyle birlikte roman kendini okutuyordu.

Roman için bir süre önceleri röportaj verdiğini sonradan öğrenmiştim. ?İyi ki dinlememişim? dedim. Hele hele bir polisiye romanın üstüne önce yazarın konuşmasını dinlemenin hoş bir tat bırakmayacağını düşündüm.
Kitabın benim için diğer bir ilgi çekici yönü ise malum İstanbul?du. Tarih öncesi çağı malum alamayarak Megaralı göçmenlerden itibaren başlayan cinayetler serisi, kentin sırlarını cinayetlerin arasına çok güzel ve sıkmadan yedirilerek sürekli not almamı ve İstanbul hakkında halen  bilmediklerim olduğunu göstererek yazarın roman için gayet üstün bir çalışma yaptığını gözler önüne seriyordu.

Son tahlilde bir sıkıntım oldu. Sanırım romanın ortasını geçerken katili daha önceki Ahmet Ümit külliyatının alışkanlığıyla birlikte bulmuştum. Bu tahminimin sayfalar geçtikçe artık bir rahatsızlık vermeye başlamasıyla ancak İstanbul tarihinin merakıyla romanın kendini okuttuğunu itiraf etmeliyim. Bundan sonraki Ahmet Ümit romanında aynı şekilde bir doğrulama daha olursa ne yapabilirim bilmiyorum ama bu romanın yine ayrı bir yeri olduğunu itiraf etmek isterim.

Yazar

Ahmet Ümit, (d. 1960 Gaziantep), Türk şair ve yazar.

Gaziantep'e 1960 yılında yedi çocuklu bir ailenin en küçük çocuğu olarak dünyaya geldi. Babası kilim tüccarı, annesi terzi idi[1]. İlk öğreniminin ardından Gaziantep Atatürk Lisesi?ne devam etti. 14 yaşından itibaren sol görüşlü bir aktivist oldu.[2] Ülkücülerle aralarında çıkan bir kavgadan dolayı 24 arkadaşıyla birlikte Gaziantep dışına sürgün edildiği için liseyi Diyarbakır?ın Ergani ilçesinde tamamladı[2].

1979?da Marmara Üniversitesi?nin Kamu Yönetimi bölümünde yükseköğrenimine başladı. Öğrencilik yıllarında tanışıp evlendiği Vildan Hanım ile evliliğinden Gül adında bir kızı oldu (1981)[3]. 1980 darbesinin ardından ?profesyonel devrimci? olarak çalıştı[3]. 1982?de düzenlenen ?Anayasaya Hayır? kampanyasına katıldı. Duvarlara afiş yapıştırırken yakalanan arkadaşları için öykü şeklinde yazdığı rapor, takma adı olan "K. Yalçın" imzası ile önce Atılım Dergisi?nde sonra Prag?da 40 dilde yayın yapan Barış ve Sosyalizm Sorunları Dergisi?nde yer aldı. Yazarlığa adımnı bu rapor/öykü ile attı.[4] 1983 yılında üniversite öğrenimini tamamladı.
Üyesi olduğu Türkiye Komünist Partisi (TKP) tarafından 1985?te Moskova?ya gönderildi. 1985-1986 yılları arasında Moskova Sosyal Bilimler Akademisi'nde eğitim gördü. TKP tarafından komünistlik eğitimi almak için Rusya?ya gönderilen altı gencin başından geçenleri anlattığı[5] "Kar Kokusu" (1989) adlı romanı, bu dönemde yaşandıklarından izler taşır. Moskova?da iken şiir yazmaya başladı. 1989?da aktif politikadan ayrıldı ve Sokağın Zulası adlı şiir kitabını yayımladı. Arkadaşı Ali Taygun[6] ile bir reklam ajansı çalıştırmaya başladı.

1990 yılında bir grup edebiyat tutkunuyla birlikte Yine Hişt adlı kültür-sanat dergisini çıkardı. Şiir, öykü ve yazılarını Adam Sanat, Yine Hişt, Öküz ve Cumhuriyet Kitap dergileri ile Yeni Yüzyıl gazetesinde yayımladı.
1992 yılında yayınlanan ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece, aynı yıl Ferit Oğuz Bayır Düşün ve Sanat Ödülü'nü aldı. Bu kitap Ahmet Ümit'i yazın dünyamıza tanıtan ilk kitap olma özelliğini de taşır.

Arkadaşı tiyatro yönetmeni Ali Taygun?un teşvikiyle polisiye yazmaya ağırlık veren Ahmet Ümit, 1994 yılında ATV için çekilen "Çakalların İzinde" adlı polisiye dizinin öykülerinin ve senaryosunun yazılmasına katkıda bulundu. Ardından da 1995'te Ahmet Ümit, çeşitli gazete ve dergilerde Franz Kafka, Dostoyevski, Patricia Highsmith, Edgar Allan Poe ve polisiye roman yazarları üzerine inceleme ve tanıtım yazıları kaleme aldı.

"Bir Ses Böler Geceyi"(1994) adlı uzun hikâyesinin ardından "Masal Masal İçinde" (1995) yayımlandı. Annesinden dinlediği masalları düzenleyip yazdığı bu kitap çeşitli özel ilköğretim okulunda ve özel kolejlerde ders kitabı olarak okutuldu[7], Korece?ye çevrildi[8] Kitaplarının tümünde var olan gerilim duygusu "Sis ve Gece"(1996) adlı polisiye romanında kendisini tümüyle dışa vurdu. "Sis ve Gece" Türkiye'de yankı uyandırdı, tartışmalara yol açtı. Yunanistan'da yayımlanarak yabancı dile çevrilen ilk Türk polisiye yapıtı unvanını kazandı.

"Sis ve Gece"'yi "Kar Kokusu" (1998) adlı romanı, "Agatha?nın Anahtarı" (1999) adlı polisiye öykü kitabı takip etti. 2000den itibaren "Patasana"(2000), "Kukla" (2002), "Şeytan Ayrıntıda Gizlidir" (2002), "Beyoğlu Rapsodisi" (2003), "Aşk Köpekliktir" (2004), "Ninatta?nın Bileziği" (2006), "Kavim" (2006) adlı kitaplarını ardı ardına yayımladı. 2007?de "İnsan Ruhunun Haritası" adlı denemesi yayımlandı. 2008'da yayınlanan "Bab-ı Esrar"'da Şems-i Tebrizi cinayetini konu edindi. İstanbul hakkında çok detaylı bilgiler de içeren "İstanbul Hatırası" adlı polisiye romanı Haziran 2010'da okuyucularla buluştu. Yazarın "Başkomiser Nevzat, Çiçekçinin Ölümü" (2005) adlı bir de çizgi romanı vardır.

Öykülerinden yola çıkılarak Uğur Yücel tarafından Karanlıkta Koşanlar ve Cevdet Mercan tarafından Şeytan Ayrıntıda Gizlidir dizileri yapılmış, "Sis ve Gece" adlı romanı 2007 yılında Turgut Yasalar tarafından sinemaya uyarlanmıştır.

http://tr.wikipedia.org/wiki/Ahmet_%C3%9Cmit adresinden alınmıştır.

Diğer Eserleri:
Sokağın Zulası (1989)
Çıplak Ayaklıydı Gece (1992)
Bir Ses Böler Geceyi (1994)
Masal Masal İçinde (1995)
Sis ve Gece (1996)
Agatha'nın Anahtarı (1999)
Kar Kokusu (1998)
Patasana (2000)
Şeytan Ayrıntıda Gizlidir (2002)
Kukla (2002)
Beyoğlu Rapsodisi (2003)
Aşk Köpekliktir (2004)
Başkomser Nevzat, Çiçekçinin Ölümü (2005)
Kavim (2006)
Ninatta'nın Bileziği (2006)
İnsan Ruhunun Haritası (2007)
Olmayan Ülke (2008)
Bab-ı Esrar (2008)
İstanbul Hatırası (2010) 

Bağlantılar



Bu sayfayı ekleyin...
  Bu yazı üzerindeki tüm haklar saklı olup, izinsiz kullanılması yasaktır.

Yorumlar  

 
0 # 2013-02-01 20:59
Kitabı bitirdiğim anda kitabı elime alıp ,İstanbul'u gezmek istemiştim.

Kitapta bahsi geçen yerleri öyle bir rehber edası ile tarif etmiş ki Ahmet Ümit adeta yaşıyorsunuz ve müthiş bir görme istediği uyanıyor içinizde.

Polisiye dışında Aynı zamanda bir tarih kitabı okuyorsunuz ve hiç sıkılmadan İstanbul tarihini öğreniyorsunuz.
http://bestemina.blogspot.com/2012/11/istanbul-hatirasi.html
Cevap | Alıntı | Alıntı
 
 
0 # 2015-03-07 13:29
Abartısız 3 saattir internetteyim. Sonunda aradığımı buldum.
Site sahibine teşekürler.

My page ... alanadi fiyatları (Www.kariha.net: http://Www.kariha.net/alan-adi/alan-adi-fiyatlari-turk-lirasi-try/)
Cevap | Alıntı | Alıntı
 

Yorum ekle

Güvenlik kodu
Yenile