Ara
Unutma!
Dali Sergisi Devam
23 Mart - 20 Mayıs!!!
TIKLA
Film festivalinin ardindan Gidin...Seyredin..Dusunun...!
Anket
Twitter'da Takip Et
Follow @KitapKokusuNET| Bir Gün, Gece |
|
|
|
|
KitapAdı
Yazar Adı: Mine G. Kırıkkanat ?Bir gün, Gece?, ?Hagakure Samuraylarinin Gizli Kitabi? isimli bir eserden alintilarla basliyor. Ve ?Bu romanin sonunu siz yazacaksiniz ya da baslatmayacaksiniz. Mine G. Kirikkanat. 10 Nisan 2003 Paris? seklinde bir cümle ile son buluyor. Her ne kadar kitap ile ilgili bir beklentiye sahip olmadan okumaya baslamis olsam da; içinde hiçbir sey bulamadigimi yazmak zorundayim. Hersey havada ve yavan geldi. Isledigi pek çok konu yüzeysel kaldi. Bol fakat zayif karakterleri, kritik fakat özensiz islenmis konusu ve yayinlandigi dönemin estigi rüzgar nedeniyle biraz ask, biraz politik, biraz arastirma kokulu cümleler serpistirilmis ve kisisel olarak içinden çikamadigim bir karanlik bir sokaga sürüklemistir beni. Elbette böyle düsünmemin en önemli nedeni, daha önce okumadigim ve okumak için de çaba sarfedecegimi düsünmedigim ?Sinek Sarayi? isimli ilk romanina pek çok atif olmasidir. Hatta ana karakterlerin bu ilk romana ait karakterler oldugunu kisa bir arastirmadan sonra ögrendim. Yani suçlu benim. Gidip önce ?Sinek Sarayi?ni okumali ondan sonra ?Bir gün, Gece?ye baslamaliydim. Ne yapalim yaptik bir hata. Özür dilerim. Sinan, (Nejla) Cevat, Feride ana karakterler olmasina ragmen Hilmi, Yazgülü gibi yan karakterlerin yüzeyselligini asamadi bu yüzden. Mesela Sinan karakterini daha derin okumak isterdim. Bir Türk olarak Avrupa Birligi?nin basinda bir adam olarak ülkesine zoraki dönüsü Sinan karakterinde nasil bir duygu ve vicdan hesaplasmasina neden olmustur sorusuna cevap bulmak imkansiz. Kuru bir üzüntü ve ahlar vahlar esliginde yetersiz duygu durum çözümlemeleri olarak aklimda kaldi. Ayrica depremi bir roman konusu yapmak zor bir is bence. Depremden sonra insanlarin korkulari , kayiplari, acilari anlatilmis olsa çok daha basarili bir çalisma orataya çikar gibime geliyor. Ancak öykü nasil? Deprem olur, Istanbul, Marmara çöker. Avrupa Birligi ve ABD les kargalari gibi basimiza üsüserek ülkenin zayif halinden faydalanip pay kapmaya çalisir ve ardindan yeni bir Kuvayi Milliye ruhu olusarak II. Kurtulus Savasi baslar... mi? Iste bu sorunun cevabini da bize birakmis Kirikkanat sagolsun. Nasil bir kitaptir ?Bir gün, Gece? biraz ask, biraz ajan hikayesi, bir tutam komplo teorisi, iki ölçek politika, ardindan bir avuç ?deprem? hassasiyeti güzelce karistirilir. Tikirdamaya basladi mi bir parça da uzakdogu felsefesi ekilir. Yirmi dakika kadar pistikten sonra ?sonunu sen yaz? ile süslenir ve servise sunulur. Iste ortaya çikmis olan mis gibi bir çorbadir. Ne kadar güzel olursa olsun üstüne mutlaka ana yemek ister. Çünkü midede siskinlikten baska bir ise yaramaz. Bugün Haiti, Yarin Türkiye Romanin Fransizcasini (**) okuyan TV5Monde?un Yazi Isleri Müdürü, telefonda: ?Sen bir kâhinsin!? dedi. ?Haiti?ye çikarma yapan agir silahli Çin ve Amerikan ordusunu görünce, Istanbul?da olacaklara dair öngörülerinin gerçegi yansittigini anladim. Üstelik böyle düsünen bir ben degilim. Sinir Tanimayan Doktorlar?in eski baskani Rony Brauman ile yaptigimiz röportaji oku. Sanki sen konusuyorsun!? Rony Brauman, dünyaca ünlü bir tropikal pataloji uzmani. Haiti?ye ilk varan doktorlar arasinda. Hemen röportaja baktim. Yardim furyasinda adaya çikarma yapan ?yabanci ordular?i söyle yorumlamis Rony Brauman: ?Büyük güçlerin art niyeti, kuskusuz stratejik mevziler tutmak.? Örnegin Haiti?ye yardimin yani sira asker gönderen Çin, rakibi ABD?nin arka bahçesini eseleyerek, süper güç olarak varligini gösteriyor. Dogal felaketler, diplomatik ve stratejik oyunlara çanak tutar. Felakete ugrayan ülke ne kadar zayif düser ve zayiflarsa, yabanci güçler arasindaki rekabet de o kadar artar. Istisna yoktur, dogal felakete ugramis, disariya açik ve zayif ülkelerin, kaderidir bu. Bugün Haiti?ye yardimla birlikte agir silahli askerler gönderen Çin, 1974?te ugradigi büyük deprem felaketinde sinirlarini bu yüzden kapadi, kimseden ne yardim aldi, ne de disariya bilgi sizdirdi. Kaç kisinin öldügünü bile bilemedik o depremde, bir milyon kisiden söz edildi... Dogal felaketin bir parçasidir siyasal hegemonya oyunlari. Yardima kosan ülkenin STK gibi davranmasi beklenemez, bir devlet yardiminin arkasinda mutlaka o devletin çikar hesaplari vardir.? ?Ben söylemistim!? demekten nefret ederim, fakat bu kez, Haiti?de olup bitenler ve bundan sonra olacaklar Istanbul depreminden sonra Türkiye?nin basina geleceklerin, bire bir dogrulamasi. Dolayisiyla kendimi tutamayacagim: Ben bunlarin hepsini nedenleri ve sonuçlariyla yazdim, sevgili okurlar! Haiti?nin zavalli tarihçesini, ABD?nin etki alaninda tariminin, ekonomisinin, devletinin nasil bitirildigini, ABD eliyle kurulan isbirlikçi iktidarlarin soygun, yolsuzluk düzeni ve bu düzenin yarattigi çetelesmeyi bilseniz, Türkiye?nin son yillarda hizlanan ?degisim? ivmesiyle varacagi konumun, minyatür bir repligi oldugunu anlarsiniz. Ve bugün Haiti devleti nasil çöktüyse, nasil rakip yabanci devletlerin bir nüfuz savasi alanina dönüstüyse, Türkiye de bir Marmara depreminin altinda kalacak, belki de bagimsizligini yitirecek. Dünyanin her yanindan, gazeteci arkadaslarimdan mesaj yagiyor, üç gündür. Yabancilar, benim Bir Gün Gece romaniyla ne söylemeye, Türkiye?yi tehlikeye karsi uyarmaya çalistigimi anladi. Ya uyarinin muhatabi ve önlem almazsa yikilacak olan devletin yetkilileri, onlar anladi mi? (*) Le Blog Planétaire/TV5Monde, Haiti (**) La Malédiction de Constantin/ Éd. Métailié, 2006 Bir gün Gece ve yukaridaki makaleye istinaden toparlamak gerekirse Mine G. Kirikkanat?i bu ülkeye hem köse yazilari, hem romanlari, hemde yaklasimlari ile çok uzak ve yabanci buldugumu bir kez daha yinelemek istiyorum. Ego güzel birseydir; ama bu kadari antipatik oluyor. Eger böylesine ciddi bir yaklasimi sahibi ise bir insan; eger gerçekten kendisini kahin gibi görüyor ve gerçekten endiseleniyor ve yetkilileri uyarmayi kendine görev sayiyor ise bu misyonu böylesine sabun köpügü romanlarla yapmamalidir. Ancak o zaman dikkate alinmama konusunda alinganlik yapilabilir. |


































